İnsan; Geleceği Görmek ve İslam

Posted on Çarşamba, Aralık 12th, 2007 at 10:50

Ben de ilk başta sizin gibi düşünüyordum. Ama şimdi şunu anlıyorum. O kadar çok objektif olmak gerekiyor ki. Tüm tabular bazen yıkılabilyor. Allah ‘tan başkası gaybı bilemez diyor derdim. Ama Bildirmez demediği hiç aklıma gelmemişti. Fethullah Gülen Hoca Efendi’den okudum sonradan. Önümüze birkaç seçenek çıkıyor. Halka ayak uydurmak ve durugörüyü hemencecik inkar etmek, Kuran’ı kendi başımıza yorumlayıp eşeklik etmek, ya da taklidi imanda bulunmayıp araştırmak okumak objektif bakmak.. Buyrun>> … Telestezinin bir kolu olarak gelecekten haber verme meselesi, kâhinlerde, medyumlarda ve falla uğraşan kâfir kişilerde dahi görülebilir. Bu mevzuda, dünya matbuatında anlatılan sayılamayacak kadar çok hâdise vardır. Meselâ, Amerikan mecmuaları, Madam Gibson adlı bir kadının yıllarca dünya mukadderatına dair pek çok şeyleri önceden haber verdiğini neşrettiler. Bu kadın, Kennedy’nin öldürüleceğini, Hindistan ve Pakistan’ın 1947 yılında ikiye ayrılacağını ve Albayın Pakistan’da kalacağını daha bu hâdiseler olmadan evvel haber vermişti. Hatta Ankara’daki zelzeleden bile bahsetmişti. Kadın veli değil, fakat Hakk’ın izni ölçüsünde gayba ittılaı var. Bazı ruhlar, bu duruma müsaittir. Bunlar trans hâline geçip, kendilerine has şeyler yapar ve söylerler. İster cin, ister şeytanla ve ister habis, ister tayyib bir ruhla olsun, fizik ve madde ötesiyle temas kurar ve haber verirler. Her hakikati maddede arayan ve hep “tabiat, doğa” deyip duranlar, bugün dedikleriyle beraber çatırdıyor ve maddeleriyle beraber yıkılıp gidiyorlar. Ruh ise, her yerde varlığını koruyor. 4. Hiss-i kable’l-vukû meydana gelmeden önce bir hâdiseyi hissetme; telepati (telestezi) Her insanda, yakın veya uzak gelecekte olabilecek hâdiseleri şimdiden hissetme duygusu az çok vardır. Birisini içinizden geçirirsiniz; bir de bakarsınız ki, birkaç dakika sonra o kişi kapınızı çalıyor. Yine, aklınızdan bir şey geçer, bir başkası onu hemen yapıverir. Aranızda belli mesafe olan bir insanla nasıl, neyle, hangi telsiz ve telefonla irtibat kurdunuz da bu hâdiseler oluverdi? İşte yukarıda temas edildiği üzere, kişinin kendisiyle konuşmasını, yani nefsî konuşmayı yapan nasıl ruh ise, bu bağlantıyı kuran da ruhtan başkası değildir. Bunu madde ile izah etmek mümkün olamaz. … M. Fethullah Gülen http://tr.fgulen.com/content/view/678/3/

İstersen yorum yazabilirsin, ya da kendi sitenden "geridönüş" (trackback) ekleyebilirsin.

4 Yorum yazılmış

Teşekkürler.Bu yazıyı paylaştığın için.

Ocak 22nd, 2008 at 18:57
 2 

Estağfirullah görevimiz :) yorumun için teşekkürler

Ocak 23rd, 2008 at 10:35
 3 
sed191:

feti beye bu yorumunda genel olarak katılabilirim. fakat cin veya diğer varlıklara “ruh” demek yanlıştır. Onlar bizle veya bizden önce yaratılmış varlıklardır. Ruh kavramı ise daha bir derin incelenmesi gereken özel bir konudur.
Gelelim konumuza dini literedurde anlattığınız konuya ilmi ledün denilir. Allahın bazı seçkin kullarına verdiği özel bir ilimdir ve çalışmayla ulaşılmaz. Sadece verilir o kadar..:) bu aşamada islam olmasada bazı bu yaratılışlı kişiler olabilir kısmen doğru çıkabilir. kısaca bizim üst alemlerimizde olan birilerinin vesvese dediğimiz yoıllarla bazı kişilere bu bilgilerden birazı verilebilir buna istidraçta denilebilir belki başka açıklamalarda yapanlar olacaktır. genel olarak belirlemeler yapmak istedim sadece…

Allaha emanet olun.

Selam ve dua ile…

Şubat 26th, 2008 at 23:30
 4 

Merhaba sevgili sed. Bir alim ve bir yazara olan saygınızdan ötürü söylediklerinize değer veremeyeceğim ve cevap yazma gerekliliği duymuyorum… Önce bunu öğrenmelisiniz.. Daha sonra tartışabiliriz.. Değerli şahsiyetiniz ve ilmi bilginizden yararlanmak isteriz belki..

Hayırlı günler diliyorum..

Şubat 27th, 2008 at 09:56

Yazmayan ölsün..

Adın
e-Postan (Yayımlarsam ne olim)
Siten
Gençliğini neyle değerlendirdin?
Yorumun: