Herşeyi Sınırsız/Kolayca Yapabilmek ve Beyin Gücü!.. [ve okul dersleri]

Posted on Cuma, Ocak 11th, 2008 at 06:42

Birazcık iddialı mı oldu bilmiyorum!.. Gerçi konumuzda sıradışı!.. Hiç çalışmadan kaliteli tasarım yapabilmekten kaliteli film çekebilmekten, sınırsız öğrenmeden bahsedeceğiz..

Bu kısmı ispatlayacak bilgim yok ama ben iddia ediyorum ki en azından öğreneceğimiz herşey beynimizde zaten kayıtlı…

Peki şu kısma ne dersiniz? Ben iddia ediyorum ki her insan kaliteli işler yapabilir!… Hemde kursuna gitmeden sadece beyin gücüyle :) Ayrıca her insan olayların mantığını kavrayabilir.. Dersleri unutmadan ve zorlanmadan ezberleyebilir!.. Derste gördüğü şeyleri çok rahat anlayabilir…

Konuya girelim hemen… Gördüğümüz web sitelerini, filmleri, müzikleri herşeyi güzel yada kötü olduğu şeklinde ayırt edebiliriz… E iyide nasıl olur bu? Biz ne anlarız ki film çekmekten, kamera açısı ayarlamaktan!…

Aslen konu burada bitti. Anlayana sivrisinek saz anlamayana her yazı az… Ama ben ortasındakiler için az daha bilgilendirme yapayım diyorum!.. Gururun varsa artık okuma :)
Beyin bizim sağlığımız için herşeye belirli limitler koyar. Mesela öğrenirken ne öğrendiğinizi değerlendirir… Eğer sevmediğiniz birşeyi öğreniyorsanız bunu önemsiz bilgiler kısmına depolar. Yok o iş sizin için önemliyse alır onu önemli bilgilere depolar. Aslında zeki öğrenci diye birşey yoktur!.. Dersi seven, önemseyen bu yüzden de beynine öğrendiklerini önemli bilgi olarak depolatan öğrenci vardır. hahaha ne haber ben buyum işte sizi inekler :)
Japonlar aslında bizden daha zeki değillerdir. Asla kimse kimseden zeki değildir!.. Ben öyle düşünüyorum ki Japonlar birbirleri arasındaki maharetleri gördükçe; teknolojiyi başardıklarına inanıyor ve kendilerine güveniyorlar!.. Kendine güvende zihni açar. Bu konuda konumuzun ikinci konusu :)
Kendimize güvenmediğimiz için anlatılanlara sınır koyarız. Dersi anlayan öğrenci yoktur aslında. Beyni izin verdiği ölçüde dersi anlayan öğrenci vardır. Beyin hooop bu formülü de anlama artık istersen dediğinde dersi anlayan öğrenci parmak kaldırmak zorunda kalır!..

Biz birşeyler yaparken ne kadar yapabileceğimizi, olayı ne kadar kavrayabileceğimizi beynimiz belirler. Örneğin bazı şeylerde kendimizi kasarız. Oyuncluk yapmak hiç denemediyseniz size kolay gözükebilir. Ama denedikten sonra anlarsınız ki dünyanın en zor şeyidir… Çünkü kendinizi büyük ölçüde kasarsınız!… Tüm mimikleri, hareketleri yapamaz olursunuz!.. Ama beyninizi zora sokmadan inanarak denerseniz başarınızın sınırsıza değin yükselebileceğini anlarsınız!..

Derslerde de öyledir. Ya da programlama… Ya hu ben bunu neden yıllarca öğrenememişim dersiniz. Sonra birine öğrendiklerinizi en mantıklı biçimde anlatırsınız ama anlamaz :) Siz çılgına dönersiniz!.. Bu okul derslerinde de böyle…

Amma ve lakin!.. Bırakın arkadaşım kendinizi!… Eğer siz bir şeyin güzel ve marka olduğunu anlıyorsanız kendinizi serbest bırakıp inandığınızda o şeyin aynısını yapabilirsiniz demektir!… Sırf beyniniz sınır koyuyor diye gözlerinizi kısıp haydi dersi anlayacağım haydi anlayacağım derseniz bu iş çok zor :) Eğer söylediklerime inanmıyorsanız en azından yaptığınız işi sevin. Gerçekten önemseyin. Kendinizi kasmayın. Kendine güven duyanların öğrenme sebebpleri zeki olmaları değil kendilerine güven duymalarıdır :)
Sıradan bir insan olarak; doğuştan olan yeteneklerim bunları söylememe yardım etmiş olabilir.

Ben beste yaparım, bunu alır çok sesli film müziği yaparım, şiir yazarım, yazı yazarım, mizah yaparım, resim yaparım, animasyon web sitesi vs yaparım güzel de olur. Film çekerim siz izlemediniz ama çok beğenilir marka olur. Bunlar dışında asla yapamayacağımı düşündüğüm programlamaya geçtim ve birçok şey yazabiliyorum.. Öss ‘ye 3 seneden sonra yeniden hazırlanacağım be bunu kullanarak 0 olan matematiğimi geliştireceğim :) Elhamdülillah!… Estağfirullah!…
 

Hayatta başarılar!… Allah yolunuzu açık etsin…

Mehmet MEHMETOĞLU

www.mehmetoglu.org | Kaynak gösterilmeden yayınlanması ayıp ve yasaktır!..

 Arkadaşlar “yorum” fonksiyonuna yazarak sorularınızı sorabilirsiniz

İstersen yorum yazabilirsin, ya da kendi sitenden "geridönüş" (trackback) ekleyebilirsin.

9 Yorum yazılmış

İnşallah.Ben de beat yapmaya başladım.Ayrıca ikinci dönem notlarını da böyle yükselteceğim.

Ocak 22nd, 2008 at 18:52
 2 

çok sevindim kardeşim :) Allah yolunu açık etsin

Ocak 23rd, 2008 at 10:34
 3 
sylar:

teşekkürler inşallah öss de de işe yarar :D

Ocak 28th, 2008 at 18:03
 4 
admin:

hepsinde yarıyorda ben pek sevemedim halen öss yi. sevmedende oluyorda konantrem başka yönlere kayıyor sizin kadar ilgili değilim. :) onun içinde başka teoriler üretmek gerek sanırım

Ocak 29th, 2008 at 06:36
 5 

ama soru çözmekten başka bi yöntem işe yaramıyor sanırım ama okunmuş sular hariç :D

Şubat 12th, 2008 at 20:23
 6 
serap:

matemetikten hiç ama hiç anlamıyorum hesap yapmakta zorlanıyorum nasıl ögrenirim

Haziran 9th, 2008 at 06:27
 7 

Merhaba Serap..

Bende eskiden matematikten hiç ama hiç anlamazdım. O zaman beynimin nasıl çalıştığından da bir haberdim.. Şu anda mecburen öss ye gireceğim 21 yaşımda. Bu mecburiyetle ve beynimin çalışma sistemi hakkında edindiğim bilgiyle biraz matematik çalıştım. İnanılmayacak sonuçlar elde ettim. Çalışmadığım halde sayısal birden 183 bile yaptım. Yani bu iyi bir puan değil ama matematikten doğru dürüst çalışmadan 13 net yapabilmek benim için büyük başarı demek. Çünkü matematğim hep 0 olmuştur..

Bana istersen yaparlar sen zekisin falancanın matematiği sıfırdı şimdi üniv kazanmış fln derlerdi. ben bunlara inanmazdım. O üniv kazanan yeteneklidir ben çalışsamda yapamıyorum derdim…

Küçücük bir çocuğa evini geçincirmek için öss kazanmalısın desen yüzünü çevirir bilye oynamaya devam eder. Büyük bir adama öss kazanmadığına pişmanmısın desen hemde çoook der. biz ikisinin arasındayız 18 yaşlarındaysak. O yüzden çalışmanın önemini anlamak ve sevmek zorundayız. Sevdiğimiz herşeyde beyin kapılarını açar. O bilgiyi önemser, ona aldırış etmeyen biri ise mantıksal çözümleme bile yapamaz.

Birşeyi anlamak bizim belirlediğimiz limitlerle sınırlıdır. Allah en hayırlısını bizim için istemiş ve bu yeteneği bize bahşetmiş şüphesiz. Eğer matematik sizin için önemli ama sevmiyorsanız kalbinizi ona adayın.. Onu severek aşkla ve şevkle matematiğin başına geçin. Okuduklarınızı anladığınızı düşünün. Anlamasanızda anladığınızı farzederek ilerleyin. Uğraştıkça ve özellikle sevdikçe mantığını anlayacaksınız sayısalın.

Anlayacağınıza inanarak ders çalışmanızı umuyorum

sevgilerle..

Haziran 9th, 2008 at 12:09
 8 
Hüseyin:

ne söylersen söyle söylediğin karşındakinin anladığı kadardır.Hz.Ali
ne kadar bağırırsan bağır,duymaz gene sağır

Ocak 28th, 2009 at 23:00
 9 
adnan:

ne düşünceli adamsın Mehmetoğlu

Ağustos 13th, 2009 at 19:13

Yazmayan ölsün..

Adın
e-Postan (Yayımlarsam ne olim)
Siten
Gençliğini neyle değerlendirdin?
Yorumun: