ActionScript 3 - Beyin Gücü ile Çalışan Program Yazmak
Posted on Pazartesi, Ocak 14th, 2008 at 13:51Duyuru: Yazdığımız son programlar farklı bilgisayarlarda farklı hızlarda çalışmaktadır. Bu yüzden rekor olayını ortadan kaldırmak zorundayız. Beta sürümlerinde ortaya çıkan bu sorun için hepinizden özür dileriz.
Programların artık tek amacı 1 ve ya 0 ’ı daha fazla ürettirmeyi başarmak olabilir. Yani ibreleri sağa ve ya sola kaydırmayı deneyiniz. Süreyi umursamayınız. Programın son beta versiyonunu bu link yardımıyla indirebilirsiniz:
Yazılım beta sürümü başarısız olduğundan askıya alınmıştır.
______________________________________________
Diyelim ki ben ActionScript 3 dili ile bir program yazdım ve bu program düşünce gücünüzle çalışıyor!.. Hayır ben deli değilim
Programları buradan indirebilirsiniz!..
http://www.ruhsalgucler.com/ruhsalgucler_com_testler.zip
Aslında maharet program da değil sizin beyninizde. Programın yaptığı teş şey rastgele 1 ve 0 sayıları oluşturmak!.. Bu sayılardan hangisi fazla gelirse program buna yönelik önceden tanımlanmış emirleri uyguluyor. Bu da yazılımın içinizden geçenleri bilebileceğini gösteriyor belki de. Mesela bir ibreyi düşünce ile sağa sola döndürebiliyoruz.. 1 düşündükçe ibre sağa, 0 düşündükçe sola kayıyor.
Fikir ”Ne biliyoruz ki?” Belgeselinden düştü aklıma. Orada anlatılan olayı ActionScript 3 ile yazıp test ettiğimde sonuç karşısında ben bile şaşırmıştım.. Daha önce bilgayara etki konusunda çok ön yargılıydım.
Önce şu yazıyı mutlaka okuyun. Programları ardından test edin..
_____________________________________________
Robert Matthews
İnsan zihninin nesneler üzerinde normal ötesi bir kontrol uygulayabildiğine dair şaşırtıcı kanıt, bulguları en sert şüphecileri bile zorlayan araştırmacılar tarafından ortaya çıkarıldı.
Princeton Üniversitesindeki bir ekip tarafından yürütülen deneyler, düşüncenin cansız nesneleri etkilemesi yeteneği olarak adlandırılan psikokinezinin (PK) şu ana dek elde edilen en ikna edici sonuçlarını içeriyor.
Bugüne dek psikokinezinin mevcudiyeti hakkındaki iddiaların çoğu, tekinsiz evlerdeki olaylarla ilgili anlatılar ve sadece düşünce gücüyle kaşıkları bükebildiğini iddia eden Uri Geller gibi kişilere dayandırılmaktaydı.
Seksenli yılların başlarından bu yana Prof. Robert Jahn ve Princeton Mühendislik Anomalileri Araştırma projesinde görevli meslektaşları, bu fenomenin gerçekten mevcut olup olmadığını keşfedebilmek üzere, laboratuvarda son derece sıkı kontrol edilen bir dizi PK testini mükemmel hale getirmeye çalışmaktadırlar.
Deneyler, kesinlikle tahmini imkansız 1 ve 0’lardan oluşan seriler üreten elektronik rastgele sayı üreteçlerine odaklanmış. Deneklerden bu üreteçlerin ürettikleri sayı dizilerini gösteren bir ekrana konsantre olmaları ve üretecin ürettiği numaraları değiştirmeleri istenmiştir. Kendi başlarına bırakıldıklarında bu üreteçler, uzun vadede eşit sayıda bir’ler ve sıfır’lar üretmektedir. Eğer PK mevcut ise, deneklerin “iradesi” çıktıları azaltacağından veya çoğaltacağından, bu durum şans beklentisi oranlarından sapmalar halinde kendini gösterecekti.
12 yıl boyunca 100’den fazla denekle yapılan binlerce deneyden sonra Prof. Jahn ve ekibi, bu elektronik aygıtların düşünce yoluyla kontrol edilebildiklerine dair şaşırtıcı kanıtlar elde ettiklerini açıklıyorlar. İnsan denekler, bu aygıtların çıktılarını belirgin biçimde etkileyebilmişler, böylesi bir farkın şans eseri oluşması ancak bir trilyonda birden daha az olarak hesaplanmış.
Prof. Jahn, “Bu fenomen için artık bir hayli miktarda, tartışılamaz kanıt elde ettiğimize inanıyorum.” diyor. “Bu etkiyi yapma yeteneğinin, insan denekler arasında yaygın olduğu görülüyor. Bu yüzden sıradan bir yetenek diyebiliriz.” PK ile ilgili olarak geçmişte yapılan deneyler, elektronik aygıtların, daha en başında tarafsız çıktı sağlayacak biçimde düzenlenmediği ve bir avuç deneğin başarısına bağlı kalındığı gibi nedenlerle eleştirilmişti.
Princeton ekibi bu eleştirinin artık geçerli olamayacağı konusunda ısrarlılar. Bu etki, her biri kullanılmadan önce inceden inceye test edilen farklı aygıtlarda ve birçok farklı kişiyle yapılan deneylerde ortaya çıktı, diyorlar. Dokuz farklı deney takımının altısında, istatistiksel anlamda belirgin PK etkisi saptanmış. Ancak sabit matematik formüller üretmek üzere ayarlanmış rastgele rakam üreteçlerinin kullanıldığı deneylerde, tahminlerine uyacak biçimde hiçbir PK etkisi elde edilmemiş. “En büyük veri takımına ve şu ana dek uygulanmış en sistematik deneylere sahip olduğumuz iddiasında rahatlıkla bulunabiliriz.” diyorlar.
Princeton Üniversitesindeki deneylerden çıkan kanıtlar, Edinburgh (İskoçya) Üniversitesinde yapılan deneylerde elde edilen ve bir o kadar önemli olan, telepatinin mevcut olduğu yolundaki kanıtlardan hemen sonra ortaya çıktı. Edinburgh Üniversitesi Koestler Parapsikoloji Biriminde görevli Prof. Robert Morris ve meslektaşları, insanların diğer insanlara sadece düşünce yoluyla imgeler “aktarabildiklerini” öneren deneyler yaptılar.
Şu ana dek tutucu bilim adamları böylesi iddiaları basiretsiz deneyler veya sahtekarlık diyerek görmezden gelmekteydiler. Ancak en sert şüpheciler bile artık bu suçlamaları sürdürmenin zor olduğunu kabul etmeye başladılar. Salford Üniversitesinde görevli bir fizikçi ve aynı zamanda İngiltere Şüphecileri dergisinin editörü olan Prof. Stephen Donnelly, “Bir şüpheci olarak bu sonuçlar bana çok sorun çıkaracağa benziyor.” diyor.
Ancak Londra’daki Goldsmiths Kolejinde psikoloji kürsüsü başkanı ve uzun zamandır normal ötesi fenomenlerle ilgili iddiaların eleştirmeni olan Chris French, bu psişik etki denilen şeyin deney sonuçlarında çok küçük miktarda ortaya çıkmış olması üstünde duruyor. “Sözünü ettikleri etki o kadar küçük ki, aklı başında bir kişinin PK dışında bir izahı tercih etmesi daha doğru.” diyor ve “Ayrıca çok büyük sayıda deneye duyulan gereksinim nedeni ile, geleneksel istatistiksel teorinin çökmeye başlaması söz konusu.” diye ekliyor.
Ama Prof. Jahn verilerin artık son derece güçlü olduğunu ve normal ötesi fenomen üstündeki tartışmaların bundan böyle onun nasıl işlediği noktasına kayması gerektiğini söylüyor. “Daha fazla veri toplamanın bir anlamı yok,” diyor. “Deneyleri, bu fenomenleri daha iyi idrak etmemize izin verecek biçimde düzenlemeye başlamalıyız.”
International News-Electronic Telegraph’ın 16 Kasım 1997 tarihli sayısından
Çeviren: Yasemin Tokatlı
___________________________________________
Benim Rekorlarım:
Aksiyon programı: 19 sn ‘de turuncu kutuyu mavi kutuya yapıştırdım.
Rota programı: 2 dk ‘da 180 derece sağa çevirdim.. Meydan okuyorum
23 Yorum yazılmış
One Trackback/Ping
Yazmayan ölsün..