Herkes için Ayrıntılarıyla Telekinezi | Yazı Dizisi [1]
Posted on Salı, Ocak 29th, 2008 at 07:48Telekinezinin felsefesini, bilimsel notları ve diğer tüm ince noktalarını bu yazı dizisinde incelemeye çalışacağız…
Böyle bir yazının hem telekineziyle ilgilenen hem de hiç ilgilenmemiş olanlar için oldukça yararlı olacağını düşünüyorum… Öyle ki bu dersleri okuyan ve uygulayan arkadaşlar telekineziyi kafalarında kabul edebilecek, başkalarına ispatlayabilecekler… Görsel olarak heyacan verici şeyler yapabilecekler…
Biz; internet ortamından tanışıp kaynaşmış yüzlerce genç; yıllarca telekinezinin nasıl çalıştığı üzerine kafa yorduk… Açtığımız sitelerde beraber bir çok tecrübemizi paylaştık. Bunlardan dersler çıkardık ve yeni teoriler ürettik…
Nereden başlasak… diyerek başlıyorum :) Örneğin hergün kullandığımız kendi yeteneklerimizi gözden geçirerek telekineziyle ilişkilendirmeye çalışalım…
Utandığımız zaman vücudumuzun ısındığını, yüzümüzün renk değiştirdiğini benim söylememe gerek yok herhalde… Peki neden utanırız… Bence beyin olayları kalpten(manevi maksatta) ve diğerlerinden algılar ve yorumlar.. Böylece yazılımını günceller ve yüklenenleri uygulamaya başlar… Sistem bence böyle işliyor… Utanmamız gerektiğinde utanıyoruz… Çünkü bu beynimizde bu bir yazılıma dönüştürülüyor..
Mide bulantısı nedir? Mesela elinizle ilk lavabo temizlediğinizde hissettiğimiz şey olabilir mi? Peki mide bulantısını biz mi oluşturuyoruz? Hayır. Yazılımın son güncellenmiş hali bu. Bu kesinlikle bildiğimiz birşey değildi… Midemizi beynimizdeki yazılım bulandırır. Ne zaman ve nasıl bulanacağına kadar herşey bu yazılımda kaydedilmiştir. Önceden veya sonradan.. Eğer midenizin bulanmayacağına inanarak çekirge yerseniz gerçekten bulanmadığını görürsünüz… (Sadece bir örnekti. Yemeyin çekirge mekirge. Boşuna yaratılmadı o yazılım sizde yararları var..) Örneğin ben midemin bulanmayacağına inanarak. Neyse… ![]()
Demekki biz utanmıyoruz beynimiz utanıyor
Utanmasızız yani ![]()
Utandığımız zaman vücudumuz ısınır demiştik… Bunu iki önemli nokta ile ilişkilendirerek birinci yazımı sonlandıracağım… Eğer utanmak istemesek utanmayız. Ayrıca midemizin bulanmasını istemezsek bulanmaz. Ağlamak istesek durup dururken ağlayabiliriz… Yani bu düşünceleri bizler belki kısmen belki tamamen yönetebiliriz… İkincisi daha da heyecan verici..
“Eğer utanmak gibi bir düşünce biçimi sonucunda; vücudumuz ortama ısı saçıyorsa, başka bir düşünce ile neden başka bir ortamda kimyasal olay gerçekleştiremesin….”
Sağlıcakla….
Mehmet MEHMETOĞLU | www.mehmetoglu.org | Kaynak gösterilmeden yayınlanması ayıp ve yasaktır…
6 Yorum yazılmış
Yazmayan ölsün..